17 Eylül 2010 Cuma

Yine, yeni, yeniden terör.

0 YORUM

    Henüz referandum rüzgârı dinmeden yine bir eylem, yine katledilen masum insanlar. Ve yine aynı filmi başından izliyoruz; Terör örgütü saldırıyı üstlenmiyor, derin devletin işi diyor. BDP açıklama yapıyor, olay incelensin diyor. Olayın şekli de nedense Şemdinli’deki kitabevi olayına benziyor. Yine etrafta garip deliller bulunuyor, halk askerin üzerine yürüyor 2 asker yaralanıyor, saldırıda hayatını kaybedenlerin cenazesinde bomba patlıyor, 9 kişi yaralanıyor. Biz sadece bilmemizi istedikleri kadarını biliyoruz ama gerçekten neler döndüğü hakkında en ufak bir fikrimiz yok. Yine klasik bir manzara; ülkenin batısı teröre lanet ederken, ülkenin doğusu kepenk indiriyor, olay yerine gelen emniyet güçlerine saldırıyor, çocuklarını okula göndermiyor. Belki de sormamız gereken ilk soru, bu bölünmeden, bu gerginlikten kim ya da kimler faydalanıyor?

    Türkiye’de sahnenin arkasında bir şeyler yaşandığı çok açık. Devletin gardiyanlığını üstlenen bir takım kişi ve/veya gruplar yıllarca bu ülkede faili meçhullere imza attı. Aydınlarımız, gazetecilerimiz, bu konu hakkında “konuşan” insanlar bir şekilde susturuldu. Doğuda esas terör bu güçler tarafından kendi halkımıza uygulandı, yıllarca vahşi bir sindirme politikası izlendi. Terör örgütünün varlığından memnun olanların yalnızca devlete baş kaldıranlar olmadığı gün gibi ortada. Birileri bu savaştan nemalanıyor ve iyi yönde adım atmaya çalışan herkes bir şekilde yok oluyor. Her sene milyarlarca dolar savunma harcamalarına gidiyor ama terörü bitirmeyi geçin, azalmasına bile müsaade edilmiyor. Bir terör örgütü, koskoca devlete karşı “eylemsizlik” kararı alıyor, canı sıkılınca yine saldırıyor ve yine masum vatandaşlarımız,  askerlerimiz can veriyor. Türkiye Cumhuriyeti aciz bir şekilde bir sonraki saldırıyı bekliyor…
Continue reading →
13 Eylül 2010 Pazartesi

Referandum Hakkında

0 YORUM
    Referandum sonuçlandığından beri Türk halkına türlü hakaretler eden, aptal diyen, Aziz Nesin alıntıları yapanlara; Evet, halkımız cahil ama iyi niyetli.Ve birileri onun iyi niyetini, duygularını, inançlarını nasıl kendi çıkarları için kullanabileceğini gerçekten çok iyi biliyor. Hal böyleyken onlara cahil diyip onları hor görenleri, aşağılayanları, aptal yerine koyanları, kullanıp atanları değil, onun dilinden konuşup onun iyi niyetinden istifade edenleri tercih ediyor.
    Kendini "aydın" görenlerin halkı küçümseyen tavrı sürdüğü sürece kimse değişim beklemesin. Eminim Atatürk'ün kemiklerini sızlatanlar bıraktığı mirası yıkmak isteyenlerden çok kendi zeka seviyesine bakmadan halkına geri zekalı teşhisi koyanlar, demokrasi elden gidiyor diye ortalığı ayağa kaldırıp referandumda beklediği sonuç çıkmayınca Nietzsche'nin cahil toplumlara demokrasi fazla temalı sözünü hatırlayan demokrat maskeli faşist zihniyetliler . Hatalardan ders alıp bazı şeyleri değiştirmeye çalışmak yerine bizim halkımız aptal zaten demek çok daha kolay tabi, hak vermek lazım.
    Adnan Menderes halkın bütün bunlara gösterdiği ilk tepkiydi, halkın iradesine rağmen idam edildi. Bugün Ak Parti var. Aynı senaryoyu tekrar yaşıyoruz, ama bu sefer sonu bizlere bağlı. Sorunu geçici yoldan çözmek yerine sorunun köküne inmek zorundayız. CHP, Ak Parti'nin yaptığı siyaseti çok iyi irdeleyip uyguladığı yanlış politikaları değiştirmek zorunda, bizler de ülkenin geri kalanını cahil olmakla suçlamayı bırakıp gerçekten bu ülke için bir şeyler yapmak zorundayız.
Continue reading →

Labels